-- Bilim, Uzay

Yılın şu anına kadar gerçekleşmiş olan en büyük bilim olayı geçtiğimiz günlerde gerçekleşti.

NASA’ya ait mürettebatsız uzay aracı Juno, bugün sabaha karşı saatlerinde 5 yıl süren 2.8 milyar kilometrelik yolculuğunun sonuna ve Jüpiter gezegenine daha önce hiç yaklaşılmadığı kadar yakın bir pozisyona geldi.

Yolculuğunu yoğun radyasyonlu bir ortamda sürdüren ve güneş enerjisi ile çalışan Juno otomatik pilottaydı ve tüm hareketleri daha önceden planlanmıştı.

JunoCam tarafından 5.3 milyon kilometre uzaklıktan çekilmiş Satürn ve uydularının görüntüsü - Telif : NASA

JunoCam tarafından 5.3 milyon kilometre uzaklıktan çekilmiş Jüpiter ve uydularının görüntüsü – Telif : NASA

Nasa’nın tüm bu süreçte en önem verdiği süreç bugün Türkiye saati ile sabah 05.18’de başlayan ve tamamen bitmesi saat 6 sularına kadar devam eden ‘kutup yörüngesi’ adı verilen bir dönüşünü 53.5 günde tamamlayacağı yörüngesine oturması süreciydi. NASATV’den canlı olarak yayımlanan bu süreç NASA tarafından da anlık olarak takip ve kontrol edildi.

Juno Jüpiter’e yaklaştıkça, dev gezegenin devasa yerçekimi Juno’nun 240.000 kilometre/saat hıza kadar hızını artırmasına sebep olurken bu da Juno’nun insan yapımı en yüksek hıza ulaşan nesne olmasını sağladı.

Dünya’nın çevresini 9 dakikada dönmesini sağlayacak 265.000 kilometrelik hıza ulaştıktan hemen sonra Juno, motorlarını ateşleyerek hızını 1950 kilometre/saate düşürerek yörüngeye girmesine olanak sağlayacak seviyelere getirmiş oldu. Bu süreç, 1590 kiloluk uzay aracının, yaklaşık 8 tonluk yakıtı 35 dakika gibi bir sürede yakıp tüketmesinden oluşuyordu. Sürecin riski ise 1.13 milyar dolar değerindeki projenin uzay boşluğunda kaybolmak ve bir daha haber alınamamak üzere yok olmasıydı.

Jüpiter Eşine Kavuştu

Roma mitolojisinde Zeus’un eşleniği olan Jüpiter’in hem kardeşi hem de eşi olan Juno’nun adını taşıyan uzay aracı dün sabah saatlerinde Güneş’e uzaklığına göre beşinci sırada bulunan, hidrojen ve helyumdan gaz devine bugüne kadar ulaşılmış en yakın konuma geldi.

juno_bilimfilicom

NASA – 4 Temmuz 2016 – Telif : NASA/JPL-Caltech

Tüm sürecin başarı ile tamamlanmasının ardından uzay aracı Jüpiter’in yörüngesine önümüzdeki 18 ay boyunca orada kalarak dev gezegeni, gezegenin güçlü manyetik ve kütleçekimsel alanını gözlemlemek üzere oturmuş oldu.

Jüpiter gezegeni Güneş’ten kısa bir süre sonra oluşmuş olduğundan araştırmacılar bu gezegenin geçmişine dair edinilen tüm bilgilerin Dünya’da dahil olmak üzere tüm Güneş sisteminin nasıl evrildiğine ışık tutacağını düşünüyor.

Daha önce 1989 yılında gönderilen Galileo uzay aracı Jüpiter’in etrafında 8 yıl boyunca dolanmış; gezegen ve uydularının fotoğraflarını Dünya’ya ulaştırmış hatta Europa uydusundaki donmuş okyanusu ortaya çıkarmıştı. Gezegene ilk ziyaret ise 1973 yılında Pioneer 10 aracının gezegenin uzağından geçip gitmesi şeklinde gerçekleştirilmişti.

Bilgisayarları ve elektronik aksamı, güçlü radyasyona karşı kalkan görevi gören  titanyum kasa ile korunan Juno ise Jüpiter’in bulutlarının hemen üzerinden yani yüzeyden yalnızca 5.000 kilometre yukarıdan gezegeni izliyor olacak.

Ne Araştırılacak?

Temelde gezegenin kökeni ve evriminin incelenmesini hedefleyen Juno görevi boyunca şu sorulara cevaplar aranacak : Gezegenin devasa manyetik alanının kaynağı nedir? Yüzey çizgileri ve türbülanslı rüzgarlar ne kadar (sırasıyla yere ve göğe göre) ne kadar derinden başlıyor? Yüzeyde gördüğümüz olaylar, gezegenin derinlerindeki yapılar ile ne kadar ilişkili ve bu ilişkiler nedir? Bu gaz devinin katı, taşsı bir çekirdeği var mı?

Araştırma ekibi, gezegenin içine bakabilmek için NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’ndeki mühendisler tarafından tasarlanıp yapılandırılan bir çift manyetometreyi Juno’ya yerleştirdi. Bunlar sayesinde gezegenin manyetik alanının üç boyutlu haritası doğru bir şekilde ve alandaki zamana bağlı değişimler gözlemlenebilecek.

Bununla beraber Juno’daki kızılötesi spektrometre ve ultraviyole spektrograf gezegenin arorasını farklı dalga boylarında görüntülemeyi ve incelemeyi sağlayacak. Araştırmada ayrıca görselde de görülen Büyük Kırmızı Nokta’nın da gerçekte ne olduğunun anlaşılması umuluyor.

Yine gezegenin devasa manyetik alanının büyüklüğünün ve yönünün tam olarak hesaplanabilmesini sağlayacak olan çalışmalar ile, diğer gezegenler için de aynı hesabın yapılabileceği ve hatta Dünya’nın manyetik alanı ile yaşamın başlangıcı arasındaki ilişkinin açığa çıkarılabileceği düşünülüyor.

2018 yılında görevin sonunda ise yörünge dışına çıkmasına neden olacak yanmayı gerçekleştirerek gezegenin atmosferine girip kendisinden önceki Galileo gibi yok olacak.

Juno’nun Jüpiter’e yaklaşırken elde ettiği görüntüler NASA tarafından yayımlandı :

NASA’ya ait Juno uzay aracı 12 Haziran 20162da henüz 16 milyon kilometre uzaklıkta iken başlayan görüntüler 29 Haziran günü 4.8 milyon kilometre uzaklığa gelene kadar toplanarak video haline getirilmiştir. Galilean uyduların görüntülerinin bulunduğu videoda, en içte Jüpiter’in volkanik uydusu Io, daha sonra buzdan okyanusları bulunan Europa, onu takip eden dev Ganymede ve aşırı kraterli yapısı ile Callisto uyduları görülüyor. Galileo’nun Jüpiter’e göre değişen konumlarını gözlemlediği bu dört uydunun dev gezegenin etrafında döndükleri sonucuna ulaştığı ve insanlığın evrendeki kendi yeri ile ilgili ve de gezegenlerin işleyişi ile ilgili fikirlerinin sonsuza kadar değişmesini sağladığını söylemek yanlış olmaz. Juno’da Galileo’nun başlattığı bu hareketi devam ettiriyor.


Kaynak : Mike Wall, Juno Spacecraft’s July 4 Jupiter Arrival: What to Expect, www.space.com/33333-juno-spacecraft-jupiter-arrival-timeline.html

http://bilimfili. com/nasa-juno-yolculugunu-tamamladi/

Daniel Clery, Jupiter, meet Juno: NASA spacecraft settles in to begin its mission,  www.sciencemag.org/news/2016/07/jupiter-meet-juno-nasa-spacecraft-settles-begin-its-mission

http://www.nasa.gov/mission_pages/juno/main/index.html

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

Yorum