-- Bilim

Evrenimiz hayal gücümüzü zorlayacak düzeyde büyük… Milyarlarca gezegen, milyarlarca yıldızın yörüngesinde bulunuyor. Bir yerlerde zeki canlıların bulunma ihtimali de çok yüksek olmalı değil mi? E peki o zaman herkes nerede? Çünkü eğer bir yerlerde akıllı yaşam olsaydı, gökadayı çoktan kolonileştirmiş olurlardı herhalde. Öyle bir şey de olmadığına göre daha fazla araştırmayı gereksiz bulan yaklaşım Fermi Paradoksu olarak bilinir.

Arkansas Üniversitesi’nden emekli astrofizikçi Daniel Whitmire, kozmik sessizliğin bizim gibi zeki türlerin gelişmişliklerinin çok erken zamanlarında takılı kalmalarıyla ilişkili olduğunu düşünüyor. Whitmore diyor ki:

37 yıldır astronomi öğretiyorum ve öğrencilerime istatiksel olarak gökadanın en aptalları olmamız gerektiğini söylerdim. Diğer medeniyetler teknolojik olarak milyonlarca, belki milyarlarca yıl ileride olabilecekken, biz sadece 100 yıldır teknolojiğiz.

Ancak Whitmire yakın zaman önce fikrini değiştirdi. Sıradanlık ilkesi olarak isimlendirilen istatiksel konsepti uygulayarak, geride kalmış olmak yerine ortalama türümüzün ortalamaya denk geliyor olabileceği sonucuna vardı ama bu iyi bir haber değil.

Ağustos 2017’de International Journal of Astrobiology’de (Uluslararası Astrobiyoloji Dergisi) yayınlanan makalesinde Whitmire, eğer biz evrendeki zeki canlılar arasında sıradan bir türsek, bizim gibi canlıların teknolojik girişimlerinin ardından soyları tükenmiş olabilir, diyor.

Argüman iki gözleme dayanıyor: Biz Dünya’da ilk teknolojik türüz ve teknolojik gelişimimizin erken bir döneminde yer alıyoruz. (Whitmire “teknolojik” kelimesini elektronik cihazlar geliştiren ve gezegeni önemli ölçüde değiştiren biyolojik türler olarak tanımlıyor.)

İlk gözlem aşikâr gözüyor ancak makalede araştırmacıların Dünya’nın en azından bir milyar yıl daha hayvan yaşamı için uygun olacağına inandıkları not düşülüyor. İlksel primatların teknolojik bir türe evrimleşmesinin ne kadar sürdüğünü göz önüne alırsak, bunun 23 defa daha gelişmesine yetecek kadar zaman var. Bu zaman skalasıyla düşünülürse bizden önce başkaları da varolmuş olabilir ancak bizim ilk olmadığımızı gösterecek herhangi bir jeolojik veri ortada yok. Whitmore eğer biz bir gecede ortadan kalkarsak, arkamızda çok büyük bir ayak izi bırakacağımızı not ediyor.

 

Whitmire’nin tanımına göre bizler, endüstriyel devrimin ve radyonun icadından sonra yaklaşık yüz yıl içinde ‘teknolojik’ hale geldik. Sıradanlık ilkesine göre evrende var olan tüm teknolojik medeniyetlerin yaşının çan eğrisinin ortasındaki %95’de bulunmamız gerekir. Başka bir deyişle, milyonlarca yıl veya daha uzun ayakta kalan teknolojik medeniyetler oldukça sıradışı olmalıdır. Sıradanlık ilkesi ikinci bir ihtimale izin vermez. Buradan bir tür bir kere teknolojik hale geldiğinde biyosferini yok ettiği ve kendisiyle birlikte götürdüğü çıkarımını yapabiliriz.

Whitmire ilkenin iki standart sapma yani 200 yıl için de geçerli olduğunu öne sürüyor. Çünkü yaşların çan eğrisi üzerindeki dağılımı daha yaşlıya doğru bir kayma gösteriyor (kesin bir üst limit olmamakla birlikte yaş 0’dan daha az olamaz), sayıyı iki katına çıkardığında aşağı yukarı 500 yıl ortaya çıkıyor.

Sıradışı olmamızın ve türümüzün yaşam süresinin çan eğrisinin dışardaki %5’inde olma olasılığı her zaman var. Bu durumda Whitmere’in astronomi öğrencilerine 30 yıldan fazla süredir verdiği bilgiye geri dönüyoruz:

Eğer sıradan değilsek bu yine benim ilk gözlemimi doğrulayacaktır. Hesaba göre evrenin en aptalları olmalıyız.

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

Yorum