-- Bilim, Uzay

Orada kimse var mı? Astronomlar ve hayalciler bu soruyu insanlık tarihinin başlangıcından beri soruyor ve hâlâ cevabın gizemi devam etmekte. Yaşayan formlar olarak sadece bizler mi varız, yoksa uzayı başka komşularla paylaşıyor muyuz? NASA, Mart 2009 yılında, dünyaya benzer; yaşamın mümkün olabileceği gezegenleri tespit etmek amacıyla bir uzay teleskopu olan Kepler’i görevlendirdi. Bugüne kadar Kepler; 4 bin 706 gezegen keşfetti. (Bunların 2 bin 326’sı, görevin ilk 16 ayında gerçekleşti.) Gözlemlerin teyit edilmesiyle birlikte, güneş sistemi dışındaki keşfedilen gezegenlerin şu anki sayısı 2 bin 56.

Bu görselde betimlemesini gördüğümüz Kepler-22b, Kepler’in keşfettiği; bir yıldızın yörüngesinde yaşanabilir şartlarda bulunan ilk gezegen. Bu keşif, Kepler-22b’nin sıvı haldeki suya sahip olduğunun bir göstergesi ve bu yüzden Dünya’nın ablası sayılıyor. NASA’nın belirttiğine göre “Dünya’nın 2,4 katı büyüklükte ve güneşe benzer bir yıldızın yörüngesinde.

Kepler-22b
Kepler-22b

Neden Kepler-22b gibi ötegezegenleri arıyoruz? Uzmanlara göre, insanların geleceği bu ötegezegenlere bağlı olabilir. Dünya’ya ilerleyen zamanlarda bir meteorun çarpabileceği gerçeği, güneş patlamasının ihtimali ve doğal kaynakları hızla sömürüyor olmamız; insanlığı, Dünya dışında güvenli bir barınak bulma arayışına itiyor. Ancak, NASA’nın keşfettiği her gezegen, yaşanabilir bir ortama sahip değil. Bu görsel, ressamın Kepler-16b betimlemesi; Tatooine’e en çok benzeyen gezegen. Tatooine, Star Wars serisinde,Luke Skywalker’ın bir süre yaşadığı gezegendi. Kepler-16b iki güneşe sahip olmasına rağmen oldukça soğuk ve gazlı yüzeye sahip bir gezegen.

Kepler-16b
Kepler-16b

Kepler’in tüm galaksileri taradığını düşünebilirsiniz ancak böyle değil. Kepler, Cygnus ve Lyra takımyıldızlarının bulunduğu geniş bir bölgeyi araştırıyor. Görselde, bu araştırma bölgesini görüyoruz. Dünya, yıl boyunca gökyüzünün sürekli gözlemine uygun olmadığından dolayı, Kepler; ekliptik bir düzlemde bu gözlemleri yapıyor. Bu uzay aracı aynı anda 100 bin yıldızı gözlemleyebiliyor. Cygnus ve Lyra bölgesinin seçilmesinin nedeni, güneşe benzer pek çok yıldız barındırması. Böylelikle dünyaya benzer gezegen bulma olasılığı artıyor.

Cygnus ve Lyra
Cygnus ve Lyra

Kepler, ötegezegenlerin keşfi için görevlendirilen tek uzay aracı değil. Görseldeki HD 209458b gaz gezegeni, Hubble ve Spitzer teleskoplarından alınan bilgilerle çizildi. İki araç da gezegenin yüzeyinde metan, su buharı ve karbondioksit molekülleri keşfetti. Dünya’dan 150 ışık yılı uzaklıkta bulunan bu gezegen yaşanabilir değil. Ancak uzmanlar, atmosferinde yaşamsal moleküllerin bulunmasının, HD 209458B’ye benzer gezegenlerin yaşam olasılığı taşıyabileceğinin göstergesi olduğunu söylüyor; tabii kayalık bir yüzeyde.

HD 209458b
HD 209458b

Güneş; 5 ya da daha fazla milyar yıl sonra söndüğünde, güneş sistemimizin neye benzeyeceğini hiç düşündünüz mü? Görselde gördüğümüz, nötron yıldızlı bir gezegen sisteminin betimlemesi. Nötron yıldız; atomlarına kadar sıkışmış olan ölü yıldızlardır; deniz fenerinin yerini belirtmesi gibi, yanıp sönerler, sürekli bir ışık yaymazlar. 1992 yılında astronom Aleksander Wolszcan, PSR B1257+12 nötron yıldızını keşfetti. En az iki tane Dünya boyutlarında gezegenin bu yıldız etrafında döndüğünü görüyoruz. Nörton yıldızın yaydığı radyasyon, gezegenlerin adeta üzerine yağmakta; bu da atmosferlerinde eşsiz ışık görüntülerine sebep olmakta.

PSR B1257+12
PSR B1257+12

2011, Kepler’in binlerce potansiyel ötegezegen keşfettiği oldukça başarılı bir yıldı. 2011’in başlarında NASA, Kepler-10b’nin keşfini açıkladı. Bu gezegen, şimdiye kadar keşfedilenlerin içinde en ufak olmasıyla birlikte; en kayalık yüzeye sahip olanı. Kepler-10b yaşayabilmek için fazla sıcak. Yine de bu keşif, Kepler’in yaşamsal olanak sağlayabilecek gezegenleri keşfetme kapasitesini göstermesi açısından önemli bir olaydı. Görselde gördüğümüz Kepler-10b’nin uçurumlarının, 1371 C sıcaklığında olduğu düşünülüyor. Bu, Kepler-10b’nin yüzeyinin, gezegenimizde bulunan herhangi bir lavdan daha sıcak olduğu anlamına geliyor.

Kepler-10b’nin Uçurumları
Kepler-10b’nin uçurumları

Bu; NASA ressamının çizdiği, Kepler-10b’nin dış görünüşü. Görselde gezegenin kaynadığını görüyoruz çünkü kendisi bir yıldıza; Merkür’ün Güneş’e olan yakınlığından 20 kat daha yakın duruyor. Peki NASA, Kepler-10b gibi gezegenleri nasıl keşfediyor? Kepler uzay teleskopu, 30 dakikada bir yaklaşık olarak 100 bin yıldızın parlaklığını ölçümlüyor. Ötegezegene rastladığında, bu parlaklıklar minik göz kırpmaları gibi görünüyor.

Kepler-10b’nin Yakılmış Dünyası
Kepler-10b’nin yakılmış dünyası

Kepler-10b, kaynayan görüntüsüne rağmen, keşfettiğimiz en sıcak ötegezegen değil. HD 149026b; “sıcak Jüpiter” görüntüsünde, sıcaklığı yaklaşık 2037 C; bu güneş sistemimizin en sıcak gezegeni olan Venüs’ün üç katı… Peki ne kadar sıcak? NASA’nın açıklamasına göre; gezegen, yıldızının tüm ısısını emiyor ve neredeyse hiç ışığın bulunmadığı bir ortama çok azını yansıtıyor. Bu sebeple, bildiğimiz evrenin “en karanlık gezegen” ünvanını alıyor. Spitzer uzay teleskopu tarafından gözlemlenen bu gezegenin, karanlık tarafının daha soğuk olduğu düşünülüyor çünkü bu gezegen, güneşine kilitlenmiş durumda; tıpkı Ay’ın Dünya’ya kilitlenmiş olduğu gibi. Bu yüzden, gezegenin sadece bir tarafı sürekli ısı altında.

HD 149026b
HD 149026b

Bir gezegenin yaşanabilir olması için, aynı Dünya’ya mı benzemesi gerekir? NASA bu konuda emin değil. Bu çizimde görmüş olduğumuz gezegen, güneşten daha soğuk bir yıldıza sahip; kırmızı cüce ve kahverengi cüce diye adlandırılıyor. Daha soğuk yıldızların, gezegenlerde; Dünya’daki yaşamın oluşumunu sağlayan kimyasalların varlığını destekleyip destekleyemeyeceği henüz belirsiz. Bir gezegenin yaşanabilir olması için, donma noktasının üzerinde kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta su taşıması gerekiyor. Ayrıca yeterli oksijene sahip olması gerekir-ama çok değil. Bu hassas denge, gezegenin yıldıza yakınlığına bağlıdır.

Kırmızı Cüce ve Kahverengi Cüce
Kırmızı Cüce ve Kahverengi Cüce

Bu görsel, iki yıldızlı bir sisteme sahip olan HD 113766’ya ait. NASA’nın inanışına göre burada, 424 ışık yılı uzaklıkta; Dünya’ya benzer, kayalık bir gezegen şekilleniyor. Çizimde gözüken kahverengi, kayalıklı halka; bir gezegenin daha küresel şekle kavuşmadan önceki haline benziyor. Bu yıldızın, 10-16 milyar arasında bir yaşta olduğu tahmin ediliyor. Bu yaş, gezegenlerin şekillerine kavuşmasını sağlamak için doğru bir zamanlama.

Ancak bu gezegen, yaşayabileceğimiz bir gezegen mi? Dünya’ya benzer gezegen arayışı sürerken, uzmanlar bu konuda iyimser. Natalie Batalha; Kepler’i görevlendiren bilim ekibinin takım lideri,Space.com’a şu açıklamayı yaptı: “Dünya boyutlarında olan, yaşanabilir gezegenleri, evimiz yapacağız.

HD 113766
HD 113766

Kaynak: Mother Nature Network, GaiaDergi

İlgili Yazılar

Yorum Yaz

Yorum